Smear testine 21 yaşından itibaren başlanmalıdır

aboth kisti rahim ağzı (serviks) dokusunda bulunan gözle görünmeyecek kadar küçük salgı kanallarının tıkanması sonucu biriken salgıların oluşturduğu küçük kistlerdir. Boyutlar 2 mm ile 10 mm arasında değişir. Bu kistlerin içi mukus salgısı ile doludur. Rahim ağzında bir tane veya birden fazla sayıda naboth kisti bulunabilir. Çoğunlukla muayene sırasında gözle farkedilmelerine rağmen bezen muayenede görülemez sadece ultrason sırasında tesadüfen farkedilirler. Genellikle üreme çağındaki ve doğum yapmış kadınlarda görülürler. Rahim ağzı iltihabı yani servisit ile beraber nabothi kistleri görülebilir.
Herhangi bir şikayete neden olmazlar muayenede veya ultrasonda tesadüfen görülürler.
Naboth kistleri kadında görülen normal oluşumlardan birisidir. Yani patolojik bir durum veya hastalık değildir. O yüzden hiçbir tedavi yapılmaz. Çoğu hasta doğal olarak buradaki “kist” kelimesinden dolayı endişeye kapılmakta ve Naboth kistini yumurtalık kisti gibi önemli ve tedavi gerektiren bir durum sanmaktadır. Naboth kistlerinin tedavisi veya takibi gerekmez, daha büyük boyutlara ilerlemezler, başka bir hastalığa veya kansere dönüşmezler. Fakat naboth kisti olsun ya da olmasın her kadının yılda bir jinekolojik muayene ve smear testi kontrollerinden geçmesi gereklidir.

doğum kontrol hapları adet ağrılarını azaltabilir.

ear testi (SİMİR TESTİ veya SMIR TESTİ diye söylenir) rahim ağzından sitolojik inceleme amaçlı sürüntü alma işlemidir. Smear testi rahim ağzı yani serviks kanseri için bir tarama yöntemidir. Bu testi 1941 yılında ilk tarif eden patolog George Papanicolaou olduğu için soyisminin kısaltması şeklinde PAP TEST de denir. Papanicolaou testi, Pap testi, servikal smear, servikal smear testi, servikal sürüntü, servikal sitoloji gibi isimlendirmeler yapılır. Halk arasında rahim ağzı kanser testi, rahim ağzı kanser taraması gibi isimlerle bilinir.

Yapılan smear testi patoloji veya sitoloji uzmanları tarafından incelendikten sonra rapor edilir, smear sonuç raporunda karşılaşılabilecek normal veya anormal durumlar hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Smear testi neden yapılır?
Smear testi yapmaktaki amaç rahim ağzında kanser olmayan fakat farkedilmezse uzun yıllar sonra kansere dönüşme riski olan bazı lezyonları erkenden farketmektir. Böylelikle erkenden farkedilen bu lezyonlar tedavi edilir ve kansere dönüşmeden ortadan kaldırılır.
Yani smear testi yapmaktaki amaç rahim ağzı kanseri başlamış kişileri saptamak değildir, kanser başlamadan yıllar öncesindeki lezyonları saptamaktır. Smear testi yapılmayan kadınlarda bu lezyonlar farkedilmez ve uzun yıllar sonra kansere dönüşebilirler.

Smear testi nasıl ve ne zaman yapılır?
Jinekolojik muayene sırasında özel bir çubukla rahim ağzındaki hücrelerden sürüntü şeklinde bir örnek alınır. İşlem aynen alttan muayene olur gibi jinekolojik muayene pozisyonunda ve jinekolojik muayene masasında yapılır. Muayene aleti (spekulum) takılır ve ufak bir çubukla rahim ağzından sürüntü alınır. Parça alma, parça koparma gibi bir işlem değildir, çubuk rahim ağzına sadece sürülür. Hasta smear alınırken ağrı hissetmez. İşlem yaklaşık 1-2 dakika sürer.
Alınan sürüntüdeki hücrelerin cama sürülmesinden sonra üzerine sprey sıkılarak sabitlenir ve incelenmesi için patolojiye gönderilir. Sıvı bazlı sitoloji (LBC, liquid based cytology) yönteminde çubukla alınan sürüntü cam üzerine sürülmez, içinde sıvı olan bir kaba konulur. Her iki yöntemde de alınan materyal incelenmek üzere patoloji bölümüne gönderilir. Patologlar veya sitologlar tarafından cam üzerine yayılan hücreler incelenir. Bu hücreler rahim ağzı yüzeyini kaplayan hücrelerdir.

Hepsi olmasa da bazı yumurtalık kistleri

Şiddetli adet ağrıları (dismenore) adet görülen ilk yıllardan itibaren sürekli her ay yaşanan bir sorun olabileceği gibi kimileri için de önceleri yokken ilerleyen yıllarda birden başlayan bir sorun olabilir. her iki durumda da hastanın kendi kendine ağrısını hafifletmek için alabileceği bazı önlemler ve tıbbi olarak uygulanan bazı tedavi yöntemleri mevcuttur. Adet sancısı ağrı kesicilerle geçiştirilmesi gereken bir durum değildir, ciddi ve sürekli olan adet sancıları mutlaka altta yatan bir patolojinin varlığı açısından değerlendirilmelidir ve varsa sebebe yönelik tedavisi uygulanmalıdır.

İlaç tedavisi:
Adet ağrıları için uygulanan ilaç tedavilerinin başında non-steroid antienflamatuar gruptan ağrı kesici ilaçlar gelir , özellikle naproksen sodyum ve ketopreofen içerenler tercih edilir. adet ağrılarına neden olan prostaglandinlerin üretimini azalttıkları için faydalı olurlar. Bu tür ağrı kesivi ilaçların adet sancıları başlamadan bir-iki gün önce alınması ve adet döneminde almaya devam edilmesi daha faydalı olacaktır. Hastalar genellikle adetin ve ağrının başlayacağı günü tahmin edebilir ve bir gün önceden ağrı kesici içmeye başlayabilirler. Bu ilaçları kullanırken mide ülseri olanların dikakt etmeleri gerekir, mide eüzerinde yan etkileri olabilir. Ağrı kesci ilaçlar hasyanın adet kanamasını azaltabilir ancak bunun bir zararı yoktur. Adet kanamasının ağrı kesicilerle azalmasının halk arasında sanılanın aksine hiçbir sakıncası yoktur.

Ağrı kesici ilaçların yeterli durumlarda daha az uygulanan ilaç tedavisi de doğum kontrol hapları ile uygulanan tedavidir. Doğum kontrol hapları (oral kontraseptifler) yumurtlamayı (ovulasyonu) engellerler. Adet ağrılarının oluşmasında yumurtlama olması da bir faktördür. Bu sayede doğum kontrol hapları adet ağrılarını azaltabilir. Tabi bu tedavi seçeneği ancak çocuk istemi olmayan hastalarda uygulanabilir.

İlaç dışında uygulanan tedavi uygulamaları:
Özellikle orta yaşlarda sonradan gelişen adet ağrılarında laparoskopi veya diğer tanısal yöntemlerle sebep olan endometriozis, myom, , polip, yumurtalık kisti benzeri bir patoloji saptanmış ise buna yönelik ameliyat tedavisi uygulanabilir. Ağrıya neden olan hastanın spiral kullanması ise spiral çekilebilir.
Bunun dışıdna günümüzde pek uygulanmayan eski yıllarda denenmiş olan uterosakral sinir transeksiyonu (rahme giden sinirlerin ameliyatla kesilmesi) gibi yöntemler vardır. Çok şiddetli ve hiçbit tedaviye yanıt vermeyen ısrarlı ağrılarda rahim ve yumurtalıkların ameliyatla alınması son çare olsa da pratikte pek gerekmemektedir.

Ayrıca genç kızlarda görülen adet ağrılarının adetin ne olduğu konusunda bilgisi az olan ve bu bilgisizlilkten dolayı korku ve endişe yaşayan kızlarda daha çok görüldüğü saptanmıştır. Bu hastalar adet konusunda aileleri tarafından bilgilendirilmemişlerdir hatta yanlış olarak adet kanamasının pis, kirli olduğuna inanmışlardır. Bu hastaların adet mekanizmaları ve adet kanamasının ne olduğu konusunda bilgilendirilmeleri de rahatlamalarını ve ağrılarının azalmasını sağlayacaktır.

Adet gecikmesine en sık neden olan durumlardan

Adet gecikmesinin sebepleri:
– Stres regl gecikmesinin en yaygın nedenlerinden birisidir.
– Hamile kalmak
– Hastalık geçirmek
– Yaşam tarzı ve iş koşullarında, çalışma saatlerinde önemli değişiklikler. Örneğin gündüz vardiyasındaki bir kadının gece vardiyasında çalışmaya başlaması gibi..
– Kullanılan bazı hormonal ilaçlar, doğum kontrol hapları, doğum kontrol iğneleri, progesteron hapları vb. Antibiyotikler adet düzenini etkilemezler.
– Kilo alma ve kilo verme
– Troid (guatr) hastalıkları
– Prolaktin (süt hormonu) yüksekliği
– Depresyon
– Polikistik over hastalığı
– Emzirme
– Ciddi beslenme bozuklukları (anoreksia, bulumia)
– Aşırı egzersiz ve spor yapmak
– Yumurtlama düzensizliği ve yumurtlama tedavileri

Adet gecikmesi özellikle sürekli tekrarlıyorsa ve uzun süre (bir haftadan fazla) gecikmeler yaşanıyorsa mutlaka doktor tarafından değerlendirilmesi ve sebebinin araştırılması gereken bir durumdur.

Tedavisi ve çözümleri:
Adet gecikmesinin tedavisi sebebe yönelik olarak planlanır. Örneğin adet gecikmesinin sebebi gebelik ise bu durumda gebeliğin takibine yönelik planlar yapılır ama adet gecikmesinin sebebi kullanılan bir ilaç ise onunla ilgili yeniden düzenleme veya ilaç değişikliği yapılır.
Adet gecikmesine en sık neden olan durumlardan birisi stres, aşırı kilo ve bunlara bağlı yumurtlama düzensizliğidir; bu durumda bazen yaşam tarzı düzenlemesi tedavi için yeterli olabilir. Örneğin yürüyüş gibi hafif sporlar hem fazla kilolardan kurtulmayı sağlar hem de stresi ortadan kaldırır; sağlıklı beslenme programları ile birlikte yumurtlama normale dönebilir bu sayede adet gecikmesi problemine iyi gelir.
Adet gecikmesine dair hiçbir sebep bulunamamışsa ve gebelik de tespit edilmemişse bu durumda bazen adet söktürücü ilaçlar reçete edilir (progesteron veya doğum kontrol hapı). Bu ilaçlar hormonal ilaçlar olduğu için asla doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Adet gecikmesine çözüm olarak kendi başına uygulanan bitkisel ilaçlar, bitkisel kürler, soğan kürü, bitki çayları, soğan suyu, kekik, ada çayı, meyveler gibi doğal yöntemler fayda sağlamayacağı gibi aşırı kullanılmaları durumunda bazı yan etkiler de oluşturabilirler. Çeşitli yiyecekler, içecekler, şifalı bitkiler adet söktürücü olarak pazarlansa da bunların gerçekliği yoktur; adet gecikmesinin çözümü için doktora başvurmak gerekir.
Nadiren adet gecikmesine sebep olarak prolaktin hormonu (süt hormonu) yüksekliği veya guatr gibi hastalıklar, tiroid hormon bozukluğu gibi bir durum varsa buna yönelik ilaç tedavisi başlanır.

Yumurtalık (over) kisti adet gecikmesi yapar mı?
Yumurtalık ve rahimde bulunan urlar veya kistler adet gecikmesi yapar mı şeklinde sorular hastalardan çok sık gelmektedir. Hepsi olmasa da bazı yumurtalık kistleri hormonal düzeyi etkileyerek adet gecikmesine neden olabilir. Rahimde kist şeklinde bir hastalık olmaz, kistler yumurtalıkta olabilir; rahimde miyom olur ancak miyomlar adet gecikmesine neden olmaz. Yumurtalık kistleri bazen 3-5 gün gibi kısa süreli adet gecikmesine sebep olurken bazen bir kaç hafta hatta ay kadar adet gecikmesine sebep olabilirler. Tedavi için bazen takip bazen de ameliyatla kistin çıkarılması uygulanır. Çikolata kistleri, dermoid kist, basit kist, hemorajik kist gibi çeşitli ksitler olabilmektedir.

Adet kaç gün geçtiğinde hamile olabilirim?
Adet gecikmesi ne kadar olursa olsun her zaman gebelik açısından şüphe yaratmalıdır. 1 gün dahi adet gecikmesi gebelik belirtisi olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak ve gebelik testi yaptırmak gerekebilir. Adet gecikmesi olanlar gebelik testini ne zaman ve nasıl yapması gerekir gibi konularda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Kanda gebelik testi idrara göre daha doğru sonuç verir ve çoğunlukla 1-2 gün adet gecikmesi bile olsa kan testinde gebelik belli olur; ancak gebelik çıkmadığı taktirde doktor önerisi ile testi bir kaç gün sonra tekrar etmek gerekebilir. Örneğin adetin bir hafta veya 10 gün – 15 gün gecikmesine rağmen hale gebelik testinde gebelik çıkmıyorsa bu durumda gebelik olmadığı çok yüksek ihtimaldir ve diğer sebepler de araştırılmalıdır.

Kanama süresinin 2-8 gün olması normaldir

Adet gecikmesi, adet rotarı (halk arasında mens gecikmesi, aybaşı gecikmesi, regl gecikmesi) beklenen adet tarihinde adetin başlamamasıdır. Çok sık rastlanan bir durumdur.
Bu durumda öncelikle gebelik ihtimali düşünülür, gebelik saptanamazsa diğer nedenler araştırılır.

Yukarda sıralanan sebepleri araştırmak için hormon tahlili, ultrason vb. tetkikler yapılır. Çoğu durumda adet gecikmesine neden olan bariz bir sebep bulunamaz. Böyle durumlarda kadının adet görmesini sağlayacak ilaçların kullanılması önerilmektedir.
Daha detaylı bilgi için adet görememe (amenore) konusunu okuyunuz.

Adet gecikmesi kaç gün olur? Kaç gün olması normaldir?
Birkaç gün veya en fazla bir hafta – 10 gün kadar adet gecikmesi stres, günlük yaşam değişiklikleri vb. nedenlerle olabilir. Bunun senede bir kaç kere olması normaldir.
Bir haftadan uzun süren adet gecikmeleri olabilir, bazen bir kaç ay gecikmeler olabilir, bu durumlarda mutlaka değerlendirme gerekir. Özellikle doğumdan sonra emziren annelerde, bazı hormonal bozukluklarda aylarca adet görememe olabilir.

Adet gecikmesi neden olur?
Adet gecikmesi adet görülmeye başlanan ilk yıllarda genç kızlarda, orta yaşlarda, menopoza yaklaşılan ileri yıllarda, evli bekar her kadında çok sık görülen bir durumdur. Evli kadınlarda adet gecikmesi durumunda akla gelecek ilk ihtimal genellikle gebelik olur. Ancak her adet gecikmesi gebelik olduğu anlamına gelmez, gebelik dışında birçok sebep olabilir:

Adet gecikmesinin sebepleri:
– Stres regl gecikmesinin en yaygın nedenlerinden birisidir.
– Hamile kalmak
– Hastalık geçirmek
– Yaşam tarzı ve iş koşullarında, çalışma saatlerinde önemli değişiklikler. Örneğin gündüz vardiyasındaki bir kadının gece vardiyasında çalışmaya başlaması gibi..
– Kullanılan bazı hormonal ilaçlar, doğum kontrol hapları, doğum kontrol iğneleri, progesteron hapları vb. Antibiyotikler adet düzenini etkilemezler.
– Kilo alma ve kilo verme
– Troid (guatr) hastalıkları
– Prolaktin (süt hormonu) yüksekliği